Suryapı Antalya Kentsel Dönüşüm Projesi, Hürriyet öncülüğünde düzenlenen Sign of the City Awards 2019’da “En İyi Kentsel Dönüşüm — Devam Eden Projeler” kategorisinin birincisi seçildi. Ödül, World Architecture Community Kurucu Başkanı Prof. Dr. Suha Özkan tarafından takdim edildi. BFTA Mimarlık, projenin mimari tasarım ekipleri arasında yer alıyor.
Yarışma ve jüri
Yarışmada Türkiye’nin önde gelen inşaat ve gayrimenkul projeleri, Yüksek Mimar ve Kent Tasarımcısı Prof. Dr. Güzin Konuk ile Prof. Dr. Suha Özkan’ın eş başkanlığında toplanan profesyoneller ve akademisyenlerden oluşan bir jüri tarafından değerlendirildi. Yüzü aşkın projenin başvurduğu yarışmada, sosyal sorumluluk projelerinin, yerel yönetimlerin katılımının ve yeşilin öne çıktığı örnek yapıların ağırlıkta olması dikkat çekti.
Prof. Dr. Güzin Konuk, ödül töreninde SotCA’nın her yıl artan ilgisine ve sektördeki söz sahibi konumuna değindi. Konuk, yarışmanın gayrimenkul sektörünün gelişimine yaptığı katkı kadar mimari niteliğe ve çevresel yaşam kalitesine de yenilikçi fikirlerle katkı sağladığını; altı yıl içinde gayrimenkul geliştiricilerin yanı sıra yerel ve merkezi yönetimlerin de sürece birlikte dahil olduğunu belirtti. Konuk ayrıca yarışmanın bu yıl RE360 Gayrimenkul Buluşması ile bir araya getirilmesinin sektörde önemli bir sinerji yarattığını vurguladı.
Bu, projenin güçlü bir rekabet ortamından çıkardığı bir sonuç. Aynı kategoride Türkiye’nin en büyük geliştiricilerinin projeleri değerlendirildi; jürinin akademi ve mesleki pratiği bir arada temsil eden yapısı, ödülü pazarlama başarısından çok tasarım ve uygulama niteliğine bağlı bir değerlendirmenin sonucu haline getirdi.
Ölçeğiyle Türkiye’de bir ilk
Kepezaltı-Santral bölgesindeki dönüşüm, Türkiye’de bugüne kadar tek elden planlanmış en büyük kentsel dönüşüm alanlarından biri. Proje 1 milyon 300 bin metrekarelik bir alanda, yaklaşık 19 bin bağımsız bölüm ve 260 bin metrekare yeşil alanla kurgulandı. Bu ölçek, tek tek parsellerin yenilendiği alışıldık dönüşüm pratiğinden nitelik olarak farklı bir problem tanımı getiriyor: burada yenilenen bir yapı stoku değil, bir kent parçasının tamamı — sokak dokusu, altyapı, donatı alanları ve mülkiyet düzeniyle birlikte.
Alan, uzun yıllar çözülemeyen mülkiyet sorunları ve kullanılamayan imar hakları nedeniyle sağlıksız bir yapılaşmaya sahne olmuştu. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne planlama ve parselasyon yetkilerinin devredilmesiyle birlikte alan yeniden ele alındı; hak sahiplerinin tapulandırılması, taşınma ve kira yardımlarının sağlanması ve inşaat yapım işinin ulusal düzeyde ihale edilmesi süreci kamu eliyle yürütüldü. Yüklenici olarak Suryapı’nın üstlendiği uygulama, bu yönüyle kamu-özel sektör iş birliğiyle yürütülen büyük ölçekli bir dönüşüm modeli oluşturdu.
Yerinde dönüşüm neden önemli?
Kentsel dönüşümün en tartışmalı yanı, mahalle sakinlerinin kentin başka bir ucuna taşınmak zorunda kalması. Kepezaltı-Santral projesinde tercih edilen yaklaşım ise yerinde dönüşüm: hak sahipleri, dönüşüm tamamlandığında kendi mahallelerine geri dönüyor. Projedeki konutların önemli bir bölümü hak sahiplerine ayrıldı ve teslim önceliği bu gruba verildi.
Bunun mimari karşılığı, tasarımın yalnızca satılabilir bir ürün değil, mevcut bir toplumsal dokunun sürekliliğini gözeten bir yerleşim kurgusu olmasını gerektiriyor. Yerinde dönüşümde tasarımcının karşısındaki soru “kaç konut sığar” değil, “hangi konut kime, hangi komşulukla teslim edilecek” sorusudur.
Konut tiplerinin çeşitliliği bu nedenle projenin merkezindeki kararlardan biri oldu: aynı mahallede farklı büyüklükte hanelerin bir arada yaşamaya devam edebilmesi, tip çeşitliliği olmadan mümkün değil. Ortak alanların erişilebilirliği, yaya ölçeğinin korunması ve donatı alanlarının alan geneline dengeli dağılması da aynı gerekçeyle ele alındı. Okullar, sağlık ve spor tesisleri, kültürel yapılar ve büyük ölçekli bir kent parkı konut alanlarıyla birlikte tasarlandı; donatı, konut adalarının arasına serpiştirilen bir tamamlayıcı değil, yerleşim kurgusunun taşıyıcı öğesi olarak konumlandı.
Bu ölçekte bir dönüşümün takvimi de mimari kararların bir parçası. Alanın etaplar hâlinde teslim edilmesi, inşaat sürerken mahallenin bir bölümünün yaşamaya başlaması anlamına geliyor; yollar, altyapı ve donatılar bu kademeli yerleşmeye uyacak biçimde planlandı.
Sonuç
Sign of the City ödülü, projenin bu ölçekteki bir dönüşümü tasarım disiplini içinde tutabilmiş olmasını tescilliyor. Büyük ölçek, çoğu zaman tekdüzeliğin ve niteliksizliğin mazereti olarak sunulur; Suryapı Antalya, ölçeğin kendisinin bir tasarım problemi olarak ele alınabileceğini gösteren bir örnek.
BFTA Mimarlık olarak, mimari niteliğin proje büyüklüğüyle ters orantılı olmadığına inanıyoruz. Bu ödül, büyük ölçekli konut üretiminde de titiz bir tasarım yaklaşımının karşılık bulduğunu gösteriyor.
Ödülün duyurulduğu haber mimarizm.com’da yayımlandı; basın kaydı için Sur Yapı Antalya, Sign of the City Awards 2019’da.